Rus parası Erdoğan’ın can simidi

Rusya ve Ukrayna arasında savaş ikinci yılında devam ederken İsveç ve Finlandiya da güvenlik kaygıları nedeniyle NATO üyeliği için İttifak’ın kapısını çalmıştı. Devam eden üyelik görüşmeleri, Türkiye’nin terör örgütü üyelerine ev sahipliği yaptığı gerekçesiyle özellikle İsveç’e yönelik vetosu ile sekteye uğramış ve üçlü toplantılar da böylelikle başlamıştı. İsveç ve Finlandiya terör örgütlerine yönelik Türkiye’nin kaygılarını giderecek memorandumu imzalasa da Ankara özellikle Stockholm’ün gerekli adımları atmadığını söylüyordu. Üzerinden geçen zamanda görüşmeler İsveçli aşırı sağcı politikacı Rasmus Paludan’ın Kuran-ı Kerim yakmasıyla iyice çıkmaza girmiş ve Türkiye NATO üçlü görüşmelerini askıya aldığını duyurmuştu. Finlandiya ise yakın ilişkilere sahip olduğu İsveç’i bu süreçte geride bırakarak “aynı anda üye olmaya” gerek olmadığını gündeme getirmişti.

Devam eden üyelik süreçlerinde üçlü görüşmelerin 9 Mart’ta yeniden başlamasına karar verilmişken ABD merkezli CNN International’da dikkat çeken bir analiz yayınlandı. Luke McGee imzası taşıyan analizde, Türkiye’nin NATO’nun genişlemesine engel olduğu bunun da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in elini güçlendirme fırsatı verdiği ifade edildi.

Putin, Ukrayna’nın NATO’ya üye olma tartışmaları devam ederken İttifak’ın kendi sınırlarına bu denli yaklaşmasını gerekçelerden biri olarak göstererek geçtiğimiz yılında 24 Şubat’ında Kiev’e savaş açmıştı.

“Üyelik konusunda karamsar bir hava hakim”

McGee ise analizinde, “Hem Finlandiya hem İsveç hem de NATO müttefiklerinin büyük çoğunluğu 11 Temmuz’da yapılacak NATO liderler zirvesinde bu ülkelerin ittifaka resmen katılmasını istiyor. Ancak bunun gerçekleşmesinin önünde önemli bir engel var: Türkiye henüz bu plana onay vermedi” ifadelerini kullandı.

İsveç ve Finlandiya’nın önündeki tek engelin Türkiye olmadığı ifade edilen analizde Rusya’nın müttefiki Macaristan da işaret edilerek şu ifadeler kullanıldı: “Macaristan’ın da Nordiklerin katılımını onaylamaması suları daha da bulandırıyor. Ancak şu anda Türkiye’nin taraf olması öncelik olarak görülüyor. Batılı yetkililer Türkiye’nin uzlaşacağı konusunda giderek daha karamsar hale geliyor.”

NATO diplomatlarının, Türkiye’nin Temmuz’da yapılacak zirve öncesinde İsveç ve Finlandiya konusunda geri adım atıp atmayacağı konusunda ikiye bölünmüş durumda olduğu ifade edilen analizde, “Her iki görüşün de merkezinde, Erdoğan’ın yıllardır karşılaştığı en büyük siyasi tehdit olarak algılanan bu yılki Türkiye seçimleri var” denilerek, Ortadoğu Enstitüsü’nün Türkiye programından Gönül Tol’un, “Türk halkı için ‘güçlü adam imajı’ paramparça oldu. Şu anda bir U dönüşü onu sadece daha zayıf gösterecektir” görüşüne yer verildi.

“Rus parası olmadan Erdoğan başaramazdı”

Tol’un görüşlerine yer verilen analizde, Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i kızdırmak istememesinin başka nedenleri de olduğunun altı çizilerek: “Rusya, Suriye’deki faaliyetleri, Rusya ile askeri işbirliği ve diğer düşmanca faaliyetleri nedeniyle diğer ülkelerin yaptırım uyguladığı Türkiye için ekonomik açıdan bir can simidi oldu. Rus parası olmasaydı Erdoğan maaşları artıramaz ya da öğrencilere maddi destek sağlayamazdı. Şimdi deprem sonrası yeniden inşa sözü veriyor. Yani Rusya Erdoğan için hala cazip bir ortak” denildi.

“Kremlin bunu propaganda malzemesi olarak kullanır”

CNN’e konuşan diğer NATO yetkilileri ve diplomatlar ise, “Türkiye’nin üyelik sürecini engellemesi Kremlin’in Batı ve NATO’nun bölünmüşlüğüne dair söylemini besleyebilir” ifadesini kullandı. NATO’nun bu iki ülke üye olmasa bile bazı adımlar atması gerektiği kaydedildi.

Analiz, “NATO ve daha geniş kapsamlı batı ittifakı genişleyemezse Kremlin bunu propaganda malzemesi olarak kullanabilir. Eğer bu gerçekleşirse, savaş bir anda bitse bile ‘bölünmüş batı’ söylemi NATO’nun düşmanları tarafından kullanılmaya devam edilir” ifadesiyle son buldu.

halktv.com.tr // Dış Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir